Sevgili yyy dostları, içine kapanık
bir insan olmamayı çok isterdim.
Ziyadesiyle sosyal,
hazırcevap, aktif ve coşumcu insanların önünde saygıyla
eğilirim. Herbirinden tırsar, koşarak kaçarım. ‘’Ahanda bu
pazartesi yepyeni bir insan olarak uyanacağım’’ şeklinde
içsel gaz verme girişimlerini yüzyıllardır uygular ve
herseferinde depresyonun daha da dibine vurmuş olarak
çıkarım.
Neyse, Rahatsız Mıyız
Araştırmaları Merkezi (RAM) olarak, bilumum
rahatsızlıklarımızı paylaşacağımız bu köşemize ilgi ve
alakalarınızı bekler, her gününüzün bir öncekinden daha az
rahatsız geçmesini dileriz.
‘’İş yerinde herkes beni çok
kıskanıyooo, yiyorum yiyorum hiç kilo almıoruuum, ben çok
güzelim diye herkes çatlıyooo..’’
Sevgili iç şişirici cümleler
kuran, beni benden alıp, içimde ‘pencereden atlayıp
kurtulsam mı lan’ hissi uyandıran arkadaş: ne güzel kilo
almaman. Teletabiler gibi mutlu olmalısın. Bak bana, ne
yesem lop lop et oluyor. 19 Mayıs akrobasi hareketleri
kıvamında egzersiz yapsam mı kine şeklinde düşüncelere
kapılıyor ama sonra üşenip vazgeçiyorum. Adalet mi bu canım
şimdi!!
Valla burun ameliyatı
olduğumda doktor başını geriye atıp yat dedi,
ben de bir hafta öyle yaptım,
sonra baktım boyum 2,5 santim uzamış!! (uydurma
değil cidden duydum)
Sevgili dünyalar zekisi
arkadaş, çok doğru bir tespit yapmışşın. Boyu uzasın diye
yıllar yılı basket oynayıp süt içenler enayi zaten. Beyin
kıvrımlarını seveyim senin. Bir haftada 2,5 santim, bir
yılda ohoooo, coşarız be yav. Yalnız benim merakım 2,5
santim nerenden uzadığın. Hani kafanı geriye atıp yatmışşın
ya, eğer boynundan uzadıysan devekuşu misali kafanı toprağa
bi gömsene be!!
- Yaşım geldi, bir tanıdık
dedi, artık armudun sapı üzümün çöpü demeyip önüme ilk
çıkanla evlenmem gerekmiş. Evet sevgili tanıdık sen de
haklısın. 22 senedir ne diye bekliyorum ki ben. Sen
çözümü üretmişşin, tüm sorun armutla üzümdeymiş.
Hepinizi yedim gitti..
- Sevgili kalleş günlük
birader,
Hani artık düzenli öğrenci
olacağız diye söz vermiştik biribirimize.Gelen gaz aynı
hızla gitti gene. Ağırlık olmasın diye derslere defter
yerine 3-5 parça kağıtla gittik sonra büyük bir içsel
zorlamayla aldığımız iki satır notu da orda burda kaybettik.
Sonra ver elini fotokopici Ahmet Abi.
Giriş: Ekonomi bakanı olsam.
Gelişme: Gayri safi milli
hasıla ile bütçe açığını toplasam, sonra bunu toplam dış
borca bölsem, çıkanı mortcık kredisiyle çarpsam ve oluşan
rakamı axcess kızına 365 ay taksit yaptırsam, devletin faiz
dışı fazlası azalan bir oranda artarak biter mi? Ya da dur
lan, bu faiz dışı fazla iyi bir şeydi galiba yaaa...
Sonuç: Sevgili üniversite,
beni iktisat dersi almaya zorlama, bak olan zavallı okura
oluyor!!
A şehrinden B şehrine doğru
gitmek üzere arabasıyla yola çıkan Vecihi, evden çıkmadan
önce tuvalete girmeye üşendiğinden daha yarım saat geçmeden
ilk benzincide durmak mecburiyetinde kalmıştır. Tam bu
esnada otostop çekmek için yol kenarına çıkan şahısı,
benzinciden ayrıldıktan hemen sonra gören Vecihi, bu şahısa
acımış ve kendisini aracına almıştır. Yarım saat geçmeden
tekrar tuvaleti gelen Vecihi gene bir benzincide durmuş ve
döndüğünde otostopçu şahısın rabasıyla birlikte meçhule
karıştığını görmüştür. Bundan sonra Vecihi ne yapmalıdır?
- Tabana kuvvet B şehrine
doğru azimle yürümelidir.
- Kendisi de bir otostopçu
şahıs olmalıdır.
- Evi arayıp bir daha geri
dönmeyeceğini bildirdikten sonra civardaki en yakın
kasabaya yerleşmeli ve küçükbaş hayvancılığa
başlamalıdır.
- Ulaştırma bakanlığına
mail atıp kendisine uçan halı göndermelerini reca
etmelidir.
- Sabah kahvaltısında
bardak bardak çay içmeye artık bir son vermelidir. Yola
çıkmadan bunca sıvı alınır mı kardeşim? Bizi de mal gibi
bu problemle uğraştırıyorsun olmaz kii!!
Üç adımda gezelim görelim,
yemek yiyip dönelim.
Bu hafta: İsveç
Gezelim: O H&M senin bu H&M
hepimizin.
Görelim: Kar kış kıyamet, dağ
bayır bisiklet
Yiyelim: Bir şey yemesek daha
mı iyi acaba louu??
iletişim adresim:
rahatsizmiyiz@yemekyapye.com
|