|
Frappé Ülkesi
Mayıs sonundan beri
Yunanistan’da geçirdiğim yaz günlerinde
dikkatimi çeken en önemli
şeylerden biri frappé sevdasıydı.
Öyle bir sevda ki bu, daha
bu ülkeye adım attığınız ilk
saatlerde siz de kendinizi
frappé içerken buluyorsunuz. Havaalanından
şehir merkezine giderken
yolda gördüğünüz billboard’lardaki
resimlerden tutun da içecek
menülerinin en başköşesine kadar
her yerde o var. Sabah işe
giden insanların elinde, işe
giderken alamamışların ofis
kantinlerinde verdikleri siparişlerde,
gün boyu orda burada göre
göre ekmek gibi su gibi
benimsediğiniz bol köpüklü
bir soğuk kahve, frappé.
Özellikle kahve bağımlıları
için muhteşem bir buluş, bir yaz
harikası kendisi. Nescafe,
süt, su, şeker ve buzla yapılan bu
içecek uykusuzluğunuzdan
sizi silkeliyor, bir gece önceki
alkol yükünden sizi
arındırıyor ve canlandırıyor. Frappé’nin
üzerindeki köpük tabakası
aynı zamanda kahvenin daha uzun
süre soğuk kalmasını
sağlıyor. Frappéler şekerli
(2-3 çay kaşığı şeker),
orta şekerli (1-1.5 çay kaşığı şeker)
ya da şekersiz olarak
içilebiliyor.

Yerli halk bir yana,
turistlerin de çok kısa sürede bağımlısı
olduğu bu içecek,
Yunanistan’da uzo’dan daha popüler
diyebilirim. En büyük artısı
da sanırım yaz aylarında içimizi
serinletirken, sıcak ve
nemin etkisiyle ister istemez yapış
yapış bir miskinliğe
yenilen bu bitik halimizden bizi
kurtaracak bir kafein deposu
işlevi görmesi.

Öte yandan, frappé içmenin
de belli bir yordamı var aslında
Önemli olan yavaş ve
tadını ala ala içmek, her şeyi unutup
sadece o anı yaşamak,
dostlarla sohbet edip günün stresini
geride bırakmak. Bu
nedenle, içip bitirmesi saatlerini
alabiliyor insanların.
Felsefe olarak hiç itirazım olmasa da,
sabırsızlığım sebebiyle
benim frappélerim yarım saati
bulmadan bitiyordu. Eğer siz
de benim gibi içecekleri fazla
bekletmeden lıkır lıkır
mideye indirmeye alışıksanız biraz
daha sabretmeniz tavsiye
olunur. Çünkü bir bardak frappé’yi
bitirmeniz en az bir
saatinizi almalı. Ne yalan söyleyeyim,
ben başaramadım; ama size
bol şans şimdiden.
Nilhan Fidan
|