|
Brüksel’de Yeme İçme Üstüne
Brüksel’de yemek kültürü denilince
birkaç ismi saymadan geçemeyiz. İlki çeşitli
soslarla kağıt külahlarda yenilen patates kızatması,
ikincisi tencere tencere soslu olarak pişirilen midyeler,
sonuncusu da tabii ki Belçika çikolataları ve waffle’lar…
İngilizce’de sıklıkla kullanıldığı üzere “French fries”,
yani bildiğiniz patates kızartmasına burda “Belgian
fries”
deniliyor ve şakası yok. Has Belçika patatesinden yapılan ve
genellikle mayonezle yenilen bu çıtır çıtır sapsarı patates
kızartmasına ben de karşı duramadım. Ne farkı var
diğerlerinden derseniz… hmmm başka soruya geçebilir miyiz? O
kâğıt külahlarda elim kolum sosa bulanmış şekilde ve ne akla
hizmetse seçtiğim acı sosla ağzım alev içinde kalarak,
üstelik tüm diyet planlarıma da ihanet ederek, evet, doğru
bildiniz, herşeye rağmen afiyetle yedim. Hiç de pişman
değilim.

Yiyeceklerden konuya girmişken, hele de patates
kızartmasından bahsetmişken, Belçika’nın dünya bira
üretiminde de önemli bir yere sahip olduğunu söylemem
gerekiyor. Ülkede toplam ve hepsi de birbirinden farklı
türler olmak üzere yaklaşık 600 bira çeşidi bulunmakta. Ben
içlerinden
Brugs Blanche, yani beyaz bira,
Leffe Blonde ve
Framboise, yani Franbuazlı birayı denedim. Blanche
içerseniz içine bir dilim limon da atabilirsiniz.
Franbuazlıya gelince, gördüğüm kadarıyla bayanların
favorisi, gazoz gibi bir şey.
 
Midyelere gelirsek, açıkçası benim gibi deniz mahsüllerine
bu kadar uzak biri için merak ve şaşkınlık uyandıracak
boyutta bir midye kültürü var Belçika’da. Tencerelerde 800
gramlık kabuklu midyelere yumulanlar da var, daha küçük
boyutlarıyla yetinenler de. Ama şu bir gerçek ki neredeyse
herkes kabuklu midyelerden yiyor ve itiraf ediyorum ki bu
kadar nefret etmesem ben de denerdim. Midye mevsimi
Eylül’den Şubat’a kadar. Midye, genellikle patates
kızartması ve mayonez eşliğinde yeniliyor. Farklı şekillerde
sunulmakla birlikte en yaygın kullanılanı, “la marinere”,
yani beyaz şarap, arpacık soğanı, mayonez ve tereyağla
yapılan bir sos. Şarap yerine bira kullanılan,
la crème adı verilerek un ve krema ile koyu bir kıvama
getirilen ya da sebze suyu ile hazırlanan soslar da mevcut.
Belçikalılar gibi midye yemek isterseniz boş bir kabuğu
kaşık gibi kullanarak hem lezzetli sosunun hem midyelerin
tadına varabilirsiniz. Midyeden bahsetmişken bütün tur
kitaplarında bahsi geçen ve benzerleri arasından sıyrılıp en
popüler yere yerleşen
Chez Leon’dan bahsetmemek olmaz. Bu çok katlı mekânda
midye dışında birçok çeşit yemeği de bulabilirsiniz ama
buraya asıl midye yemeye geliniyor. Servisi güzel ve hızlı,
yemekleri lezzetli.

Son olarak geldik tatlı faslına: Çikolata ve Waffle.
Brüksel’de, hele de şehir merkezindeyseniz, her köşe başında
en az bir çikolata dükkânı görürsünüz. Sokaklarda yürürken
de mutlaka elinde bir waffle’la yürüyen insanlar… Kendi
adıma pek waffle hastası değilim; ama çoğu hemcinsim gibi
çikolataya hayır diyemem. Hele de mis kokulu, el yapımı,
Belçika çikolatalarına gelince… Belçika, yılda 172.000 ton
çikolata üretiyor. Ülkedeki çikolata dükkânlarının sayısı
ise 2000’in üzerinde. Her kasabanın hatta küçük köylerin
bile lüks pralinler sattıkları çikolata dükkânları var.
Dünya çapında bilinen başlıca markalarsa, Godiva, Neuhaus,
Guylian, Côte D'Or, Leonidas, Dolfin, Galler, Charlemagne,
Cafe-Tasse, Belfine…
Brüksel’de bir haftasonundan hatırda kalanlar bunlar. Evet,
sanırım en çok da çikolatalar… İnsan o çikolata
dükkânlarının birinde kendini kaybetmek (ve asla bulunmamak)
istiyor.
.
Nilhan Fidan
nilhan@yemekyapye.com
17.02.2008
Nilhan Fidan' ın geçmiş
yazılarına ulaşmak için tıklayınız
www.yemekyapye.com
|