|

SAĞLIKLI BESLENME
BESLENME
Beslenme, insanın büyüme, gelişme, sağlıklı ve üretken
olarak uzun süre yaşaması için gerekli olan besin öğelerini
yeterli miktarlarda alıp vücudunda kullanmasıdır. Bu
öğelerin herhangi biri alınmadığında veya gereğinden az yada
çok alındığında, büyüme ve gelişmenin engellendiği ve
sağlığın bozulduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Vücudun
büyüme ve
gelişmesi, verimli çalışması, dış etkenlere ve hastalıklara
karşı dirençli olabilmesi için sağlığın temelini oluşturan
yeterli ve dengeli beslenme önemlidir.
Yeterli ve Dengeli Beslenme
Vücudun büyümesi, dokuların yenilenmesi ve
çalışması için gerekli olan besin öğelerinin her birinin
yeterli miktarlarda alınması ve vücutta uygun şekilde
kullanılması “yeterli ve dengeli beslenme” dir. Besin
öğeleri vücudun gereksinmeleri düzeyinde alınamazsa, yeterli
enerji oluşmadığı ve vücut dokuları yapılamadığından
“yetersiz beslenme” durumu oluşur.
Birey yeterince yemesine karşın, uygun seçim yapamadığı ya
da yanlış pişirme yöntemi uyguladığı zaman bu besin
öğelerinin bazılarını alamayabilir. Bu durumda, o besin
öğesinin vücut çalışmasındaki işlevi yerine
getirilemediğinden yine sağlık bozukluğu oluşur. Bu durum da
“dengesiz beslenmedir”.
Besin Öğeleri ve Vücut Çalışmasındaki Etkinlikleri
İnsanın gereksinmesi olan ve besinlerin bileşiminde yer
alan 40’ı aşkın besin öğesi
kimyasal yapılarına ve vücut çalışmasındaki etkinliklerine
göre 6 grupta toplanır. Bunlar;
proteinler, yağlar, karbonhidratlar, madenler, vitaminler ve
sudur.
Proteinler: Proteinler hücrelerin esas
yapısını oluşturur. Belirli hücreler birleşerek vücut
organları ve dokuları yapılır.Protein, büyüme ve gelişme
için en önemli besin öğesidir. Birçok hücre zamanla ölür ve
yenileri yapılır. Bu nedenle proteinler, hücrelerin
sürekliliği için de önemli bir besin öğesidir. Vücudun
savunma sistemlerinin, vücut çalışmasını düzenleyen
enzimlerin, bazı hormonların da esas yapıları proteindir.
Protein aynı zamanda vücutta enerji kaynağı olarak da
kullanılır. Yetişkin insan vücudunun ortalama % 16’sı
proteinden oluşur. Bu depo şeklinde değil,
çalışan ve belirli ödevler yapan hücreler şeklindedir.
Yağlar: Yetişkin insan vücudunun ortalama %18’i yağdır.
Birey harcadığından çok yediğinde vücudun yağ oranı artar,
harcadığından az yediğinde ise azalır. Bu nedenle vücut yağı
insanın başlıca enerji deposudur. Enerji kaynağı
olmadığında, vücuttaki yağ deposu kullanılır. Yağ en çok
enerji veren besin öğesidir. Vitaminlerin bir bölümü vücuda
yağla alınır. Yağ doygunluk hissi verir. Derialtı yağı vücut
ısısını kontrol eder. Yağlar bileşimlerinde bulunan yağ
asitlerine göre 3 gruba ayrılırlar;
a)Doymuş yağ asitleri ( tereyağı, içyağı, vb.)
b)Tekli doymamış yağ asitleri (zeytin yağı)
c)Çoklu doymamış yağ asitleri (ayçiçekyağı, mısırözüyağı,
soya yağı vb.)
Karbonhidratlar: Karbonhidratların başlıca
görevi vücuda enerji sağlamasıdır. Günlük enerjimizin çoğunu
karbonhidratlardan sağlarız. İnsan vücudunda karbonhidratlar
çok az miktarda glikojen olarak bulunur. Glikojen en çok
karaciğerde yer alır. Diğer organlarda ve kaslarda da bir
miktar glikojen bulunur. Kanda glikoz şeklinde belirli
miktarda bulunması,
dokulara sürekli enerji sağlanması bakımından önemlidir.
Yetişkin insan vücudundaki toplam karbonhidrat miktarı %
1’in altındadır.
Mineraller(Madenler): Yetişkin insan
vücudunun ortalama %6’sı madenlerden oluşmuştur. Madenlerin
bir bölümü iskelet ve dişlerin yapıtaşıdır. Diğer bir bölümü
vücut suyunun dengede tutulmasını sağlar. Bazı madenler,
vücutta besin öğelerinden enerji oluşmasında ve zorunlu
oksijenin taşınmasında gereklidir. Bazı madenler de vücudun
çalışmasını düzenleyen enzimlerin bileşiminde yer alır.
Vitaminler: Vitaminlerin bir bölümü, besinlerle aldığımız
karbonhidrat, yağ ve proteinden enerji elde edilmesine ve
hücrelerin oluşması ile ilgili biyokimyasal olayların
düzenlenmesine yardımcı olurlar. Bazı vitaminler, kalsiyum
ve fosfor gibi madenlerin kemik ve dişlere yerleşmesine
yardımcıdır. Bazı vitaminler de vücut için gerekli bazı
besin öğelerinin
bozulmadan işlevini sürdürmesi ve bazı zararlı maddelerin
etkilerinin azaltılmasında yardımcıdırlar.
Su: Su, besinlerin sindirimi, dokulara taşınmaları,
hücrelerde kullanılmaları sonucu oluşan zararlı atıkların ve
vücutta oluşan fazla ısının atılması için gereklidir.
Vücuttaki bütün kimyasal olaylar çözelti içinde
oluştuğundan, vücutta yeterince su bulunması yaşam için
zorunludur. Yetişkin insan vücudunun ortalama %59’u sudur.
Bebeklerin vücudunda su oranı yetişkinlerden daha yüksektir.
Bütün besin öğeleri birlikte alındığında vücut normal büyüme
ve gelişimini, sağlıklı ve güçlü çalışmasını sürdürür.
Günlük Alınması Gereken Besinler:
Yeterli ve dengeli beslenmek için değişik yaş, cinsiyet
ve özel durumlardaki bireylerin enerji ve besin öğeleri
gereksinmeleri farklıdır. Besinlerimiz, içerdikleri besin
öğelerinin türleri ve miktarları yönünden farklıdır. Bazı
besinler proteinden, bazıları karbonhidrattan zengindir. Bu
nedenle, besinlerimizi, besleyici değerleri yönünden 4
grup altında toplayabiliriz. Bu grup içinde yer alan
besinler, birbirinin yerini tutar. Günlük beslenmemizde her
gruptan besin bulunur ve bunların miktarları gereksinmemize
uygun olursa, yeterli ve dengeli besleniriz:
Grup 1: Süt ve sütten yapılan yiyecekler: Bu
grup kalsiyum için en iyi kaynaktır. Süt, yoğurt, peynir,
çökelek, süt ile yapılan tatlılar bu gruba girer. Bu
gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya bir kaçından
günde 2 porsiyon yenilmelidir. En az bir büyük su bardağı
süt veya yoğurt, iki kibrit kutusu büyüklükte peynir, bir
küçük kase muhallebi veya sütlaç bir porsiyon
kabul edilir. Bu gruptaki yiyecekler özellikle büyümekte
olan çocuklar, gebe ve emzikli kadınlar ile yaşlılar için
önemlidir. Yetişkin ve normal durumda olan kişilere günde
iki porsiyon, çocuklar, gebe-emzikli kadınlar ve yaşlılar
3-4 porsiyon almalıdır.
Grup 2: Et, tavuk, balık, yumurta, kuru
nohut, fasulye, mercimek, ve bu
besinlerden yapılan ürünler: Bu gruptaki besinler protein, B
vitaminleri ve demirden zengindir. Enerji de verirler.
Herhangi birinden ya da bir kaçından her gün 2 porsiyon
yenilmelidir. Bu grup besinler, öğle ve akşam birinci yemeği
oluşturur. Öğünlerden birinde kurubaklagil, birinde etli
sebze yemeği yeterlidir. Etin yerine balık veya tavuk da
yenilebilir. Gençler, gebe-emzikli kadınlar bu gruptan 3
porsiyon almalıdır.
Grup 3: Taze sebze ve meyveler: C vitamini, birçok vitamin
ve mineral
gereksinmemizi bu gruptan karşılarız. Karnabahar, kereviz,
patlıcan, enginar, pancar, kabak, domates, salatalık, biber,
yeşil yapraklı sebze ve otlar, havuç, her türlü meyveler bu
gruba girer. Bu gruptaki yiyeceklerin herhangi birinden veya
bir kaçının karışımından her gün 5-7 porsiyon yenilmelidir
Grup 4: Tahıllar ve tahıllardan yapılan
yiyecekler: Bu grup temel enerji kaynağımızı oluşturur.
Ekmek, makarna, şehriye, pirinç, bulgur, kuskus, börekler,
un ve irmikten yapılan tatlılar bu gruptandır. Ekmek, her
öğün yediğimiz yiyecektir.Yetişkin bir kişi için öğünlerde
bile 1-2 orta dilim ekmek yeterlidir. Hareketi fazla olan
kişiler bunun iki üç katını yiyeceği gibi,
daha çok oturarak iş yapan kişilerin bir porsiyondan fazla
yemelerine gerek yoktur. Hareketli kişiler yaptıkları işin
derecesine göre 2-3 porsiyon yiyebilirler. Bu gruptan günde
4-6 porsiyon yenilmelidir.
Bu gruplarda belirtilmeyen, fakat
yiyeceklerimize lezzet vermek için kullandığımız yağlar,
şeker, salça ve baharat vardır. Şeker ve şekerli tatlılar
vücuda sadece enerji sağladığından bunların fazla
tüketilmesi şişmanlığa neden olur. Beden hareketi çok olan
işçiler ve sporcular her yemekte tatlı yiyebilirler.Günlük
yediğimiz yağların aşağı yukarı yarısı, yiyeceklerimizin
bileşiminden gelir. Özellikle etle pişirilen yemeklere
ilaveten yağ koymaya
gerek yoktur. Katı ve sıvı yağlardan dengeli bir şekilde
yenmelidir. Günlük bir kişinin alacağı yağ miktarı 20-30 g.
(2-3 silme yemek kaşığı) kadardır. Bu yağın 1/3 ü bitkisel
sıvı yağlar, 1/3ü zeytin yağı, 1/3 ü katı yağ olmalıdır.
BESİNLERİN SATIN ALINMASI, HAZIRLANMASI, PİŞİRİLMESİ VE
SAKLANMASI SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN KURALLAR
Besinlerin hazırlanmaları sırasında
uygulanması gereken bazı kurallar vardır ve bunların
uygulanması sağlık ve temizlik açısından önemlidir. Bu
kurallara uyulmadığı takdirde besin zehirlenmeleri meydana
gelir. Bu kurallar şöyle sıralanabilir:
• Sağlam, zedelenmemiş, bozuk olmayan besinler seçilmeli ve
satın alınmalıdır.
• Besinlerin hazırlanma, saklanma ve servis edilmeleri
sırasında hastalık etmeni mikroorganizmalar ile kirlenmesi
önlenmelidir
• Hastalık yapabilecek şüpheli besinler, özellikle küflenmiş
olanlar yenilmemelidir.
• Zehirli mantarları gözle ayırt etmek mümkün olmadığı için
kültür mantarları dışında mantar tüketilmemelidir.
• Hazırlama, saklama ve servis sırasında kullanılan araç,
gereçlerde mikroorganizmaların çoğalması önlenmelidir.
• Mutfak ve yemek yenen yerlerin temizliğine özen
gösterilmelidir.
• Çiğ yenecek sebze ve meyveler, pişirilecek taze sebzeler
ve kuru meyveler,
temizlenmiş ve pişmeye hazır tavuk, balık, parça etler ve
yumurta iyice yıkanmalıdır.
• Sebze ve meyveler toz, topraklarından ve ilaç
kalıntılarından temizlenmesi için bir müddet su dolu bir
kapta bekletildikten sonra, bol su ile birkaç kez
yıkanmalıdır.
• Herhangi bir haşere ve mikroorganizma bulaşmasından
kuşkulanılırsa, taze sebzeler 20 dakika tuzlu veya klorlu
suda bekletilmelidir.
• Besinlerin bakteriler tarafından çıkarılan toksinlerden
başka zehirli maddelerle karışması veya kirlenmesi
önlenmelidir.Özellikle temizlik maddeleri, DDT gibi haşere
öldürücü ilaçlardan sakınmalıdır.Bu gibi maddeler
besinlerden uzak yerlerde; örneğin depo olarak kullanılan
ayrı oda veya kilerlerde, etiketlenmiş olarak saklanmalıdır.
• Besinlerin hazırlanması, saklanması, pişirilmesi, servis
için sıcak tutulması, yeniden ısıtılması sırasında
uygulanacak sıcaklık dereceleri bakterilerin çoğalmasını
önleyecek yeterlilikte olmalıdır.
• Et, tavuk, balık, süt, yumurta ve bunlarla hazırlanmış
yemekler 16-490C arasındaki en tehlikeli bölgede, asla
bırakılmamalıdır.
• Besinler oda sıcaklığında bütün gece boyunca
bırakılmamalıdır.
• Toz ve haşerelerden korumak için üzeri daima kapalı olarak
saklanmalıdır.
• Sıcak yemekler en kısa sürede soğutularak buzdolabına
konulmalıdır. Pişmiş yemekler, oda sıcaklığında kendi
kendine soğutulmaya bırakılmamalıdır.
•
Çabuk bozulan et, tavuk, balık, süt, yumurta gibi besinlerin
dükkanlarda güneşten uzak ve buzdolabında saklanmaları
gerekir. Satın alındıktan sonra yine bekletilmeden hemen
buzdolabına konulmalıdır.
• Dondurulmuş besinler, buzdolabının alt raflarında
bekletilerek çözdürülmelidir. Çözülme işi oda sıcaklığında,
radyatör üzerinde ve altında, hafif ateşte veya güneşli
yerde yapılmamalıdır.
• Çözülmüş besinler bekletilmeden pişirilmelidir.
• Etler, birer yemeklik miktarlarda, yassı bir şekilde
paketlenmiş olarak
dondurulmalıdır.
• Kırık, çatlak ve kirli yumurtalar satın alınmamalıdır.
• Kıyma ve organ etleri uzun süre saklanamadığından kısa
sürede tüketilmelidir.
• Süt ve sütlü besinler, krema, deniz ürünleri, soğuk etler,
ordövrler, kanepeler, sosis, salam, yumurta ve yumurtalı
besinler, kremalı pasta ve tatlılar, kıyma kullanılmış
besinler, sandviçler devamlı olarak buzdolabında (+50C nin
altında) saklanmalıdır.
• Ekmek, çörek, kurabiye yapmak için hamurun
mayalandırılması besleyici değerini artırır.
• Ekmek ince dilimlenip kızartılırsa besleyici değeri
azalır.
• Tarhananın besleyici değeri yüksektir. Pişirirken içine
pişmiş nohut, mercimek, havuç eklenmesi değerini daha da
artırır.Tarhana yapılırken güneşte kurutulursa, süt ve
yoğurt aydınlık yerde bekletilirse vitamin B2, vitamin B6 ve
folik asit değerleri azalır.
• Yumurta, süt, yoğurt, peynir ve tahinle yapılan tatlıların
besleyici değerleri, sadece un, yağ, şeker kullanılarak
yapılanlardan daha fazladır. Şeker yerine pekmez
kullanılması besleyici değerini daha da artırır.
• Sütlü tatlı yaparken şeker önceden konur ve birlikte
pişirilirse veya fırında yüksek sıcaklıkta pişirilirse,
protein değeri azalır. Pastörize veya sterilize uzun ömürlü
sütleri kullanın.
• Kuru fasulye, nohut, mercimek gibi besinler iyi
pişirildiğinde sindirimi kolaylaşır ve böylelikle protein
değeri artar.
• Yumurta çiğ yenirse ya da sarısının etrafı yeşillenecek
kadar hızlı ateşte, uzun süre pişirilirse, besleyici değeri
azalır.
• Sebzelerden yapılan salatalara limon veya sirke eklenir,
bekletilirse A ve C vitamini değeri azalır.
• Sebzeler doğrandıktan sonra bekletilirse, haşlama ve
pişirme suları atılırsa vitamin ve mineralleri azalır.
• Meyveler kesildikten ya da suyu sıkıldıktan sonra
bekletilirse C vitamini değeri azalır.Hatta sıkılmış meyve
suları buzdolabında bekletilse bile vitamin değeri azalır.
• Yağ yakıldıktan sonra yemeğe konursa, sağlığa zararlı
duruma gelir.
• Yoğurdun yeşilimsi suyu atılırsa vitamin değeri
azalır.Yine, yoğurt torbaya konup süzülür, süzülen suyu
atılırsa vitamin kaybı olur.
• Ambalajlanmış ürünleri alırken mutlaka etiket bilgilerini
okuyunuz.
• Ambalajlanmış ürünlerde özellikle son kullanma tarihlerine
dikkat ediniz. Son kullanma tarihi geçmiş ürünleri satın
almayınız.
• Üzerinde etiketi olmayan, ambalajı bozulmuş ve kapağı
bombeleşmiş olan
konserveler sağlık için son derece zararlıdır.
·Üzerinde etiketi olmayan, çatlak ya da kapağı bombeleşmiş
konserveleri yemeyiniz.
SAĞLIKLI BESLENMEDE 12 ADIM
1- Günlük tükettiğiniz besinlerin çok çeşitli olmasına
özen gösterin.Bu
besinlerin çoğunluğunu hayvansal gıdalar yerine bitkisel
gıdalardan seçin.
*Besinlerden en iyi şekilde yararlanabilmeniz için, mevcut
olan çeşitli besinleri bir arada tüketmeye özen gösterin.
*Günde sabah, öğle ve akşam olarak 3 öğün beslenin. Kahvaltı
günün en önemli öğünüdür, öğün atlamayın ve düzenli
beslenin.
*Daha çok doğal ve taze besinleri tercih edin.
2- Günlük beslenmenizde ekmek ve tahıl grubu besinlerin
(bulgur, mısır, pirinç, makarna v.b.) bulunmasına özen
gösterin.
*Günlük enerji gereksiniminin en az % 55’i
karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Yeterli miktarda
karbonhidrat (kompleks karbonhidratlar) ve posa içeren
besinler tüketin.
3- Her gün birkaç kez çeşitli taze sebze ve meyve yiyin
(günde 5-7 porsiyon).
*Sebze ve meyveler; vitamin-mineral ve posa gereksiniminizi
karşılamaktadır. Posa özellikle barsak hareketlerini
düzenler, kan şekeri ve kolesterol düzeylerinin düşmesine
yardımcı olur. *Her öğünde mutlaka taze sebze ve meyve
yiyin.
4- Her gün orta düzeyde fiziksel aktivite yaparak vücut
ağırlığınızı tavsiye
edilen sınırlarda tutunuz ( Beden Kitle İndeksi 20-25
olmalıdır).
*Besinlerle aldığınız enerji miktarı ile harcadığınız enerji
miktarını dengeleyerek vücut ağırlığınızı koruyabilirsiniz.
Vücut ağırlığınızın boyunuza uygun olmasına dikkat
edin.Bunun için aşağıdaki formüle göre uygun vücut
ağırlığınızı belirleyebilirsiniz. Ağırlık (kg) BKI=Boy (m)2
*Yeterli ve dengeli beslenmeyle birlikte düzenli olarak
yapılan fiziksel aktivite, kalp ve solunum fonksiyonlarını
düzenler, osteoporozu önler ve bireylerin sağlıklı kalmasına
yardımcı olur. *Her gün düzenli olarak yürüyüş yapın.
5- Günlük tükettiğiniz yağ miktarını kontrol edin.Yağdan
gelen enerji miktarı,
toplam enerjinin % 30 unu geçmeyecek şekilde olmalıdır.
Yemeklerinizde
hayvansal kaynaklı yağlar yerine, doymamış yağ asitlerinden
zengin bitkisel
sıvı yağları (zeytinyağı, ayçiçek, mısırözü vb. yağları)
kullanınız. *Yemeklerinizi pişirirken haşlama,ızgara ve
fırında pişirme yöntemlerini kullanınız, kızartma ve kavurma
yöntemlerinden kaçınınız. *Etli pişirdiğiniz yemeklere
ayrıca yağ ilave etmeyiniz.
6- Yağlı et ve et ürünleri (sucuk,salam,sosis vb.) yerine
balık, tavuk, hindi eti
veya kuru fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagilleri
tercih ediniz.
*Yağ ve kolesterol yönünden zengin olan hayvansal kaynaklı
besinler yerine kurubaklagilleri tercih edin. Böylece yağ ve
kolesterol alımını azaltmış olursunuz. *Günlük protein
alımınızı hayvansal ve bitkisel kaynaklardan dengeli olarak
alınmasına özen gösterin.Diyette daha çok sebze/meyve, tahıl
ürünleri ve kuru baklagiller tüketilerek kompleks
karbonhidrat, vitamin/mineral ve posa alımı arttırılmalıdır.
7- Yağsız veya az yağlı süt ve süt ürünlerini (yoğurt,
peynir, kefir v.b.) yiyiniz.
*Düzenli olarak süt veya yoğurt tüketilmesi kemik sağlığınız
için de çok önemlidir. *Pastörize veya sterilize süt için.
8- Az şekerli besinleri tercih edin, çay şekeri gibi rafine
şekerleri mümkün
olduğunca tüketmeyin, tatlılar ve şekerli içeceklerin
tüketimini
sınırlandırınız. * Rafine şeker, şekerli içecekler,
tatlılar, pasta, kek vb. besinler bileşimindeki şeker ve
çeşitli soslar (karamel sos, çikolata sos vb.) nedeniyle
yüksek enerji içermektedirler. Bu besinlerin yenilme
sıklığını azaltarak vücut ağırlığınızı kontrol altında
tutun.
9- Günlük tuz alımınızı azaltınız (ortalama 1 çay kaşığı).
*Sofrada yemeklerinizin tadına bakmadan tuz ilave etmeyin.
*Salamura, konserve, zeytin ve turşu gibi tuz içeren
besinlerin tüketimini azaltın. 10-Mümkünse alkol
kullanmayın.Eğer kullanıyorsanız en aza indiriniz.
*Bir gram alkol 7 kalori vermektedir. Alkol ile birlikte
enerjisi yüksek olan besinlerin (çerez, kuruyemiş ve bazı
yağlı besinler) tüketilmesi alınan enerjiyi artırarak kilo
alımına sebep olmaktadır.
11-Besinlerinizin hazırlanması, pişirilmesi sırasında hijyen
kurallarına dikkat
ediniz.Yiyeceklerinizi pişirirken haşlama, fırında ve
buharda pişirme
yöntemlerini tercih ediniz. Kızartmalardan kaçınınız.
Böylece yemeklerinize
ekleyeceğiniz yağ, tuz ve şeker miktarını azaltmış
olursunuz.
12-Bebeklerinizi ilk 6 ay sadece anne sütüyle besleyiniz ve
6 aydan sonra uygun besinlere başlayarak yeterli ve dengeli
beslenmelerini sağlayınız.
Kaynak:Maltepe Üniv.
|