|
Border Cafe’de Tavuklu Ençilada
Güneşli bir bahar günü Boston’da yaşayan arkadaşlarımla
şehri geziyoruz. Harvard Square’deki Peet’s Cafe’de birer
çay içip sohbet ettikten sonra çevredeki dükkânlara
bakıyoruz. Vitrinindeki ayakkabılarına bayılıp girdiğimiz
dükkânda kızların Türkçe konuştuğunu duyup gülümsüyorum.
Türkçe duymayalı bir haftayı ancak geçmiş; ama hoşuma
gidiyor. Kahvaltıdan sonraki duraklardan en önemlisi Harvard
Üniversitesi. Üniversite kampüsü, yemyeşil bahçesi, kırmızı
tuğlalı binaları, sütunlu kütüphane binası ve kütüphanenin
önündeki merdivenlerde oturan öğrencileriyle kendimi lise
üniversite yıllarında bulmamı sağlıyor. Sanki klasik bir
kolej dizisi ya da sinema filminin dekorundayız.
Biz gezerken öğlen olmuş, karnımız acıkmış. Cambridge’deki
Border Cafe imdadımıza yetiştiği gibi hala unutamadığım
devasa porsiyonuyla beni mest ediyor.
Border Cafe’de Tex-Mex mutfağından harika yiyecekler ve
içecekler bulabilirsiniz. Teksas ve Meksika kelimelerinin
karışımından oluşan bu mutfak, kuzey Meksika mutfağından
esinlenerek ABD'nin Meksika'ya sınır komşusu olan Teksas ve
Arizona eyaletlerinde ortaya çıkmış. Bizde de özellikle TGI
Friday's ve El Torito gibi lokantalar bu mutfağın
temsilcilerinden.
Gelelim benim o güzel bahar günü, Border’da yiyip
içtiklerime… Tavuklu enchilada (ençileda) ve frozen
sangria.

Ençilada, mısırdan yapılmış yufka ekmeği yani tortilla
dürüm şeklinde sarılıp acılı ençilada sos ve erimiş kaşar
peyniri ile hazırlanıyor. Ençiladanın içine et, tavuk,
balık, sebze, patates ve peynir gibi çeşitli malzemeler
konulabiliyor. Bu yağlı ballı dürüm genellikle fasulye
püresi, pilav, ekşi krem sos ve Guacamole sos ile servise
sunuluyor. Guacamole ise avokado ezmesi, soğan, domates ve
taze kişnişle hazırlanan bir tür garnitür. Guacamole’yu
mısır cipsinin eşliğinde de afiyetle yiyebilirsiniz.
O gün yediğim öğlen yemeğini hala unutamadım desem yalan
olmaz. Yemekler servis edilir edilmez iyi ki fotoğrafını
çekmişim ki şimdi bile bakınca ağzım sulanıyor… Yemeğin
kapanışını da buz gibi Sangria ile yapıyorum. Genellikle ana
maddesi kırmızı şarap olan bu punch, aromalı içecekler ve
meyvelerin karışımı ile hazırlanıyor. İlk kez yıllar önce
Madrid’de içtiğim bu İspanyol içkisini yudumlarken sanki
Kuzey Amerika’da değilim de yine Plaza Mayor’da bir
masadayım.
Günün geri kalanı böyle hülyalı bir şekilde hızla geçiyor ve
ilerleyen günlerde de hayattan keyif aldıran yeni lezzetler
aramaya devam ediyorum…
Nilhan Fidan
|