|
"Ufacık
haline bakmadan azimle o dik yokuşu
tırmanarak
fırına
ulaşmak
üzereydi. Pidenin kokusu daha sokağın
başından
duyuluyordu. Elinde sıkı
sıkı
tuttuğu
buruşmuş
parayı
düzeltirken fırının
önündeki pide kuyruğuna
girmişti
bile. Çok heyecanlıydı,
parayı
verip pideleri alırken
bir yandan da koşarak
eve giderse pidelerin hala sıcak
olabileceğini
düşünüyordu.
Eve vardığında
herkes toplanmış,
içeriyi sımsıcak
bir hava sarmıştı.
Küçük kız
odaya baktığında
tüm sevdiklerini bir arada gördü, ninesi, amcaları,
dayıları,
teyzeleri... Onun için Ramazan buydu işte...
Değerli
bir sofranın
etrafında
tüm sevdikleri ile bir arada huzur içinde beklemek ve sonra
duaların
edilip ilk lokmaların
yenmesi. Sonra o gece hiç bitmese hep böyle bir arada
kalsalar diye hayal ederdi. Bugün düşündüğünde
ise o günlere geri dönmeyi ne çok istiyordu. Herkesi bir
arada görmek, ninesinin kucağına
oturmak, annesinin yaptığı
güllacı
tabak tabak yemek, amcasının
karagöz oyununu izlemek."
Artık
Ramazanlar hep "nerede o eski Ramazanlar" diye anılır
oldu. Herkesin aklında
ufak da olsa bir Ramazan hatırası
vardır
herhalde. Bu Ramazanda biz de sizlere tariflerimiz ile yardımcı
olmak, eski güzel hatıraları
canlandırmak
istedik. Ramazanın
gülü güllaç, su böreği,
patlıcan
dolması...
iftar
sofralarınızın
lezzeti olsun, sizin de çocuklarınız
bu sofraları
hiç unutmasın.
Herkese hayırlı
Ramazanlar.
|