|
Japonya
“Itadakimasu”
Geçmişi M.Ö. 700’lü yıllara
dayanan ve 1000’den fazla adacıktan oluşan Japonya,
kültürüne oldukça bağlı aynı zamanda 2.Dünya Savaşı’ndan
sonraki hızlı büyümesi ile dünyanın en gelişmiş ülkelerinden
birisidir. Dünyanın atom bombası ile tanışması Hiroshima’ ya
atılan ilk bomba ile olmuştur. Yerden yaklaşık 500 metre
yukarda patlayan bomba, büyük bir yüz ölçümü volkanik
oluşumdan dolayı dağlık olan Japonya’nın, Japoncadaki adı
“Geniş-Düz Ada” olan ve düz bir araziye sahip Hiroshima’da
ilk anda yaklaşık 200.000 kişinin ölümüne sebep olmuştur.
Nagasaki’ye atılan ikinci bomba ile Japonya teslim olmuş ve
2.Dünya Savaşı sona ermiştir.

Japonya dört mevsimi tam
anlamıyla yaşayan dünya üzerindeki nadir ülkelerdendir.
Hemen hemen her mevsimde büyük festivaller kutlayan
Japonya’da kışın kutlanan kar festivali “Yuki Matsuri”,
800’lü yıllardan kalan Heinan döneminden gelen ilkbaharda
kutlanan rengârenk çiçekleri ile Hanami geleneği, yazın
kutlanan ve turistlerinde büyük ilgisini çeken havai fişek
festivali olan Hanabi bunların en büyükleridir.

Bir ülkenin yemek kültürü,
orada yaşayan halkın damak zevkini, kültürünü, estetik
zevkini hatta yaşam biçimini ifade eder.
Japon mutfağı denince akla her
ne kadar sushi ya da sashimi gelse de çok zengin bir mutfağa
sahiptir. Yemekler Hashi denen çubuklar ile yenir. Pirinç en
başta gelen besin maddesidir sabah, öğle ve akşam
yemeklerinde tüketilir. Japon mutfağının en önemli
özelliklerinden biride yemeğin sunumudur. Tabaktaki
malzemelerin kesiminden dizimine kadar bir uyum içinde
olması istenir.
Dikkat edilmesi gereken bir
not: Hashi çubukları ile yemeği karıştırmak, çubuğu
tabaktaki yiyeceğe saplayarak yemek görgüsüzlük olarak
algılanır.
Yakitori
Tavuk parçaları (İç organları
ile beraber)
Mirin sos
Yakitori Japonca “Tavuk
Izgara” anlamına gelir. Tavuk ufak ufak parçalara ayrılarak
bizim çöp şiş yaparken kullandığımız boyutta ufak şişlere
dizilerek ızgara edilir. Yemeğin özelliği tavuğun kalp,
ciğer gibi iç organlarının da kullanılmasıdır. Izgara edilen
şişler Mirin adı verilen tatlı pirinç sakesine batırılarak
yenir.

Sushi
Sushi sirke ile hazırlanan
sushi pirinci üzerine taze balıketleri konularak yapılan, en
bilinen Japon yemeğidir. “Çiğ Balık” olarak bilinen sushi
aslında balığın tam anlamıyla çiğ olarak kullanılması ile
yapılmaz. Tuna, somon, orkinos gibi büyük balıkların sırt
filetolarından çıkarılan etler yarım saat kadar tuzda
bekletilir. Tuzlarından arındırılan etler bir o kadar da
pirinç sirkesinde de bekletilerek aslında pişmiş kadar olur.
1,5 çay bardağı pirinç (sushi
yapımında kullanılan yuvarlak cins)
1 çay bardağı kadar pirinç
sirkesi
1 tatlı kaşığı şeker
Wasabi
Soya sosu
Balık
Zencefil turşusu
Yıkanıp temizlenen pirinç hafif
diri kalacak şekilde suda haşlanır, soğutulan pirince sirke
ve şeker katılarak karıştırılır. Balıketinden alınan
parçaların ortasına az wasabi sürülür. Pirinçten avucun
ortası kadar parçalar alınıp avuç içinde sıkıştırılır.
Pirincin üzerine balıketi konularak servis tabağına alınır.
Soya sosu ve zencefil turşusu ile servis edilir.

Teriyaki
Chicken
¾ bardak soya
sosu
2 yemek kaşığı
mirin
1 yemek kaşığı
şeker
3 yemek kaşığı
sıvı yağ
12 adet ufak
tavuk but
Bir sos
tenceresinde soya sosunu, mirini ve şekeri karıştırıp 2
dakika şeker eriyene kadar pişirin. Tavukları sıvı yağda
çevirerek hafif kızartın. Tavadan yağı ile beraber aldığınız
tavukları hazırladığınız sosun içine alın ve 20 dakika kadar
kısık ateşte pişirerek servise hazır hale getirin.
Karides ve Sebze
Tempura
1 su bardağı
soğuk su
1 yumurta
beyazı
¾ su bardağı un
1 adet kabak
1 adet kırmızı
büyük biber
10 adet büyük
boy karides
Kızartmak için
sıvı yağ
Servis için
soya sosu
Su, yumurta
beyazı ve unu karıştırarak bulamaç haline getirin ve
buzdolabında 10 dakika kadar soğumaya bırakın. Sebzeleri
ince ince kesin. Sebzeleri ve karidesleri önce
hazırladığınız tempura bulamacına sonra kızgın yağa bırakın.
Kızarttığınız parçaları kağıt serili bir tabağa alın ve soya
sos ile servis edin.
Unutmadan!!
“Itadakimasu”
Japonya’ da yemeğe başlamadan
söylenir. İnsan olarak tükettiğimiz masadaki sebze ve hayvan
etlerine bir saygı ve onları bize veren doğaya şükran
anlamında.
|